20 Ağu Fatma Maksude Kılınç
Komşu
Başımda tuhaf bir ağrı var, dönüyor dünya, sallanıyor. Farkına varmadan tansiyonumu yükseltmiş olabilirim....
Başımda tuhaf bir ağrı var, dönüyor dünya, sallanıyor. Farkına varmadan tansiyonumu yükseltmiş olabilirim....
Tek biletlik bir hayat bizimkisi, dönüşü olmayan hem de. Cebimizde çarçur ettiğimiz, kıymetini bilmediğimiz sudan ucuz hayatlar...
Kader ülkesinin başkanı bir açıklama yaptı o gün. Sesi cansızdı, gözlerinde endişe vardı. “Şubat ve mart ayında evlenmek yasaktır....
İsmi gibi derin ruhlu ve duygusal bir adamdı, Mahsun. Henüz 32 yaşında olup lisede İngilizce Öğretmenliği yapıyordu....
Saat 14.17'de karşılaştık. Bunun hiçbir anlamı yoktu....
Tek kanallı, siyah-beyaz televizyon dönemi çocuklarıydık biz. Filmlerin renkli de olabileceğini ilk gördüğümde biraz da şaşkınlıkla karşılamıştım....
Annem Pazar günleri buharın ve köpüğün içine gizlenirdi, pek gülmezdi. Banyoda iki büyük leğene küçük Tursil kutusunun şaşkın bir ağız gibi açılmış kenarından toz deterjanı döker, “Önce birinci su, sonra ikinci su.” der, var gücüyle babamın daireye giyeceği beyaz gömlek yakalarını, kirlenmiş çoraplarını çitilerdi....
Anton Çehov çok büyük yazardır. Bir tiyatro insanı olarak buna karşı çıkmak olası değil. Ama Martı adlı oyununun baş karakterlerinden biri olan Treplev’den nefret ediyorum. Bu net. Yanlış anlaşılmasın, harika yazılmış bir oyunun olağanüstü çizilmiş bir karakteri....
Bir kelime en fazla ne kadar tehlikeli olabilir? Başlangıçta hiçbir kötülüğü yoktur belki. Gündelik hayatın akışına usulca karışır; bir nesneyi, bir sesi ya da sıradan bir eylemi karşılar sadece. Sonra insan devreye girer. Alır o sesi, bir geçidin tam ortasına diker. Ona anlamdan çok daha fazlasını...
Zil bugün için okulun bittiğini duyurdu. Yeşim okul bahçesinden çıkmak üzereydi ki yanına 9.sınıflardan biri geldi. Sivri dili ve kavgacılığıyla okulda kendisini tanımayan yoktu. “Yeşim Abla, şu kadın seni çağırıyor” dedi kız....