Masanın üzerine devrilen sürahi, örtünün üzerinde küçük bir nehir oluşturmuştu. Üst üste yığılmış tabaklar, bu nehrin kıyısında kavrulmuş ağaçlar gibi duruyor; bütün masa, gecenin yorgunluğunu sırtında taşıyan bir dağa benziyordu....