“Unutmak” çağımızda kimi için bir hastalık, kimi için ise bir çıkış yoludur. İzlediğim oyun da unutan ve unutmaya mahkûm kalan bir kadınla bir adamın hikâyesini anlatıyordu....
Nereden başlamalı insan? Bazen cümleye dönüşmeyi bekleyen kelimeler, zihinde birbirine düğümlenir ve bir türlü sayfalara dökülemezler. Bu aralar biraz öyle hissediyorum. Cümlelere, yazmaya ihtiyaç duymadan da anlaşabilmek istiyorum....
Sanki dünya uzun zamandır aynı acının etrafında dönüyor da biz her sabah onun başka bir yüzünü görüyoruz. Gazeteler değişiyor, ekranlar değişiyor, insanlar değişiyor ama bu haberler ekranlarımızdan eksilmiyor....
Merhaba,
aynı ufuktan yola çıkanlar. Uzaklardan yazıyorum bu satırları. Bir hasretin yamacından. Yamaçtaki o ağacın altındayım.
Uzaklardan yazıyorum bu satırları. Bir hasretin yamacından. Yamaçtaki o ağacın altındayım....
Saat, insanın zamanla kurduğu ilişkinin en somut simgelerinden biridir ancak saat yalnızca zamanı ölçen mekanik bir araç değil; aynı zamanda varoluşun, bilinç akışının ve insanın sınırlılığıyla yüzleşmesinin derin bir metaforudur....
İlber Ortaylı’nın zarif ve hakikatli ifadesiyle söylediği gibi: “Bazen bir bardak suyu rahat içebilmek çok önemli bir şeydir.” Bu kadar yalın bir hareketin bir gün böylesine büyük bir zafer anlamı taşıyacağını gençken insan hayal etmez....