Zuhal uyurken bir sihirli değnek dokundu omzuna. Sabah terliklerini ayağına geçirirken başka biriydi. “Ne garip rüyaydı, tanımam etmem” diye mırıldandı....
Nenem “Bekle.” diyordu. Oysa altı yaşında beklemek, yetişkinlerin sandığı kadar kolay değildi. Hele ki beklemenin sebebi bir çocuk için meşin top, spor ayakkabı, elma şekeri, kuklalar, dönen salıncak ve aslında hepsinden önemlisi babasına kavuşmaksa…...
Saat, insanın zamanla kurduğu ilişkinin en somut simgelerinden biridir ancak saat yalnızca zamanı ölçen mekanik bir araç değil; aynı zamanda varoluşun, bilinç akışının ve insanın sınırlılığıyla yüzleşmesinin derin bir metaforudur....