Eski bir saatçinin önünden geçerken gözüne bir kol saati ilişti. Diğerlerine nazaran daha eskiydi. Koyu kırmızı, eskitilmiş çerçevesi sanki içinde yaşanmışlıklar barındırıyordu. Görünüşü, nedense içine bir huzur dolmasını sağladı.
Semih, gideceği yeri tahmin etmişti etmesine de, “Bari bu gece yapma be adam.” deyip suçlu gibi pamuktan pikesini başından aşağı çekti ve uyuyor numarası yaptı.