Ozan Ebedi
Harflerin Simyası

 

Bir yangın sonrasıdır masada eski yazı.

Sustuğu yerden başlar kelimelerin yası.

Rüzgârın avucunda savrulan bu ak yaprak,

közü bağrında saklar, küldür onun mayası.

Dokun, parmak uçların mürekkebe bürünsün.

Sayfalar arasında, ak heceler görünsün.

Kara yazan kalemin hükmü artık silinsin.

Kâğıdın döngüsünde baharlar ömür sürsün.

Kül, unutanın değil, hatırlayanın evi.

Söndü sanılan yer ki, yangınların en devi.

Cümlenin külleriyle besleriz bu çerağı.

Bunun için kutsaldır harflerin her alevi.

Küllerin arasından süzülür gizli bir sır.

Mürekkep kokan hece sayfayı aydınlatır.

Unutma ki, ey kâtip! Bu kor sönmez kolayca;

Yanan her eski cümle bir ömrü hatırlatır.

EBEDÎ
der ki: Yanmak, sonsuzluğu başlatır.

Külün fısıldadığı, o en derin sanattır.

Bir çatı çöker fakat bin bir dize çatılır.

Şairin her nefesi zamana bir formattır…

Ozan Ebedi

Tags: