Ozan Ebedi
Aynı Satır Altını Çizmişiz

 

Aynı yoldan yürüdük, belki de defalarca

Fark etmeden aynı ân göğe baktı gözümüz

Zaman bir zincir gibi ağ örerken hunharca

Bir tesadüf rengiyle boyandı, her sözümüz

Bilinmez bir tren garı ya da sayfa başında

Çarpışır, evrenin o gizli geometrisi

Aynı mısrada kavuş, ömrün bu genç yaşında

Rastlantı, sessizliğin berrak ve derin sesi

 

Ne rüzgâr sebepsizce eser, esmer şehirde

Ne de bir yaprak düşer, vaktinden daha önce

Her şey yazılmıştır bak, ulu, gizli bir yerde

Kesişir yollar birden, kader öyle görünce

 

Kelimeler yan yana gelir de cümle olur

Cümleler sanat olur, sustuğumuz ânda biz

Arayan en sonunda kendi dengini bulur

Bu karmaşık cihanda, bu sisli, esrarengiz

 

Göklerdeki yıldızlar döner kendi rayında

Görünmez bir çekimle bağlıdır, her can cana

Rastlantı dedikleri bu hayat sarayında

Yazgılar mühürlenir, ipler gelir yan yana

 

Bir kütüphane rafı ya da ıssız durakta

Aynı satır altını çizmişiz biz gizlice

Yabancı olsak bile, kendimizden ırakta

Karşılaşırız akşam, mânâ kazanır gece

 

Sesi yankıya döner, dil konuştuğu anda

Kalbe misafir olur, doğru ses, doğru nefes

Bulunan hakikattir, yaşanan bu cihanda

Her tesadüf ruha bir hayat, yeni bir heves

 

EBEDÎ der ki: Kalpler bir rastlantı aynası

Ruhlar buluşur elbet; kutlu, ulu zamanda

Biter o gün evrenin her muazzam rüyası

Gelir beklenen hayat; yok zaman da, mekân da…

Ozan Ebedi

Tags: