Nefes almak… Sahiden, en son ne zaman ciğerlerimde hissedebileceğim kadar temiz bir nefes aldım? Sadece tek bir nefes… Bir odanın içine hapsedilmiş gibiyim; duvarlarını kendi ellerimle ördüğüm, ışıksız bir oda. Üstelik bu duvarları örerken kapı için bile boşluk bırakmamışım. Kendime karşı ne zaman bu kadar acımasız...

Nereden başlamalı insan? Bazen cümleye dönüşmeyi bekleyen kelimeler, zihinde birbirine düğümlenir ve bir türlü sayfalara dökülemezler. Bu aralar biraz öyle hissediyorum. Cümlelere, yazmaya ihtiyaç duymadan da anlaşabilmek istiyorum....

Ceviz ağacından yapılmış sallanan koltuğun her hareketinde çoktan eskimiş ahşap parkenin gıcırtısı odaya usul usul yayılıyor, duvarlara ve eşyalara çarpıp yok oluyordu....