19 May Kübra Serçeli
Hayâl
“Ah ben gençken düz duvara tırmanırdım der büyüklerimiz.”
Biz düz duvarlardan korkar mı olduk? Bu 19 Mayıs’ta ben en çok; tıpkı o vapurun hırçın dalgaları yarması gibi, benim öğrencilerimin de karşılarına çıkan her umutsuzluğu kendi kurdukları o aydınlık hayallerle parçalayıp geçmesini isterim.
–
Dalgalar gemiye çarpıyor, rüzgar saçlarımı uçuşturuyor,
Gözlerimi ovuşturuyorum, gökyüzü daha mı gri gözüküyor?
Bir ben mi korkuyorum, bütün çocuklar gülüşüyor,
Bu savaşın ateşi bir beni mi tutuşturuyor?
O ateş atamın gözlerinden okunuyor,
Herkes onun bakışında ısınıyor,
Milletimin içindeki intikam ateşini,
Atamın bakışları diri diri yakıyor.
Koca bir gemi deniz tuzu kokuyor,
Gençlerin gülüşleri gökyüzüne karışıyor,
Düşünmeye başlıyorum neden biz diye,
Sonra yüzümde mavi ışık beliriyor.
O an birden inanmaya başladım kendime,
Artık yeniden dönüyorum o aydınlık gençliğime,
Elimizden alınan her şeyin niyetine,
Hayallerim yeniden, yeniden kabarıyor.
Ben hayal ettikçe hızlanıyordu gemi,
Bu zamana kadar beni tutan, korkutan neydi ki,
19 Mayıs her geldiğinde geri,
Keşke yeniden yaşasam diyor içimizden birileri.
Gemi biraz daha yaklaşıyor güverteye,
Samsun Limanı yine her zamanki yerinde,
Umut gördükçe tüm halkımın gözlerinde,
“İyi ki biz!” diyor içimizden birileri.
Kurtuluşun başlayışı verildiğinde bizlere,
“Yeniden!” diyor içimizden birileri,
“Yeniden!” diyor başladığında savaşım,
Umut doluyor, taşıyor içimizden birileri.
Henüz gençliğinin baharında,
Hayatının en başında, el aşında,
Bütün bu tarihimin miladında ,
Biz gençlerin adımları konuşuluyor.
Bağımsızlık taşıyan omuzlarımızda,
Yine o günkü Kuvâ-yi Milliye ruhumuzla,
Atamızla beraber yürüdüğümüz bu yolda,
Her zamankinden daha güçlü, 19 Mayıs!
Bizi aydınlattığın o ışık hakkında,
Atam, artık her birimizin aklında,
Söndürmek isteyen herkesin inadına,
Her geçen gün daha da büyüyor, 19 Mayıs.
Kübra Serçeli