06 Mar Bediha Sude Yılmaz
Loş Işıkta Hatıralar

Gecenin yarısında uyandım. Unutmak için zihnimin en ücra köşesine gömdüğüm bir hatıra, rüyamın içinden çıkıp karşıma dikilmişti.
Oda loştu. Perdelerin arasından sızan ışık, karanlığı tamamen dağıtmıyor, sadece hatırlamaya yetecek kadar aydınlatıyordu. Başucumdaki kitabı elime aldım. Eski kitap kokusu burnuma doldu. Tanıdıktı. Tehlikeli bir tanıdıklık. Sayfaları karıştırdım. Aralarına sıkıştırılmış kurumuş çiçekler, küçük notlar, bir kart… Bir zamanlar hevesle sakladığım şeyler. Demek bunları da unutmuştum. Hayatımın en güzel sandığım zamanlarını da.
Ayağa kalktım. Oturma odasına gittim. Işığı açmadım. Karanlıkta eşyaların yerini biliyordum. Bu odada olmuştu her şey. O geceden sonra korkumdan değiştirdiğim mobilyaların arasında durdum. Duvarlar hâlâ aynıydı.
O cümleyi burada duymuştum.
“Yeteneksizsin.”
Tek kelime. Ama bir ömrü yerinden oynatmaya yetmişti.
Zihnim o geceyi silmeye çalıştı. Başka şeyler düşünmemi, uyuyup sabah hiçbir şey olmamış gibi uyanmamı istedi. Susturdum. Kaçmak bir işe yaramıyordu artık. Hatırlamak can acıtıyorsa da yüzleşmek gerekiyordu.
Kitabı tekrar elime aldım. Loş ışıkta kelimeler birbirine karışıyordu. Ama o kelime netti. “Yeteneksiz.” Sanki sayfanın ortasında tek başına duruyordu. Bu kelime bana ait değildi. Ama yıllarca benimmiş gibi taşıdım.
Pencereyi açtım. Şubat gecesinin soğuğu içeri doldu. Dışarıda çocuklar kavga ediyordu. Küfürler, bağırışlar, öfke… Bir süre sonra sesler yumuşadı. Gülüşmelere dönüştü. Dağıldılar. Soğuk duvara sırtımı yasladım. Asıl kavga içerideydi. Yıllardır suçu başkalarına yükleyerek rahatlamaya çalışmıştım. Oysa o kelimeyi içimde büyüten bendim. Tek bir cümleyi alıp kimliğime dönüştüren de.
Sayfayı rastgele açtım. Gözüm bir cümleye takıldı:
“Hayat, insanların sana söylediği cümlelerden daha fazlasıdır.”
Uzun süre baktım o satıra. Belki de sorun hatırlamak değildi.
Belki sorun, yanlış şeyi hatırlamaktı.
Odaya geri döndüm. Kitabı komodinin üzerine bıraktım. Uyku göz kapaklarımı ağırlaştırıyordu. Bu kez kaçmak için değil, dinlenmek için kapadım gözlerimi. Zihnimin unutması bir zayıflık mıydı, yoksa kendimi koruma biçimi mi? Bilmiyorum. Ama ilk kez, o kelimeyi içimde taşımak zorunda olmadığımı hissediyorum.
Ve belki de bu, yeni bir başlangıç için yeterli.
Bediha Sude Yılmaz